Dostluk – Dayanışma

’’Dostluk – Dayanışma – Yardımlaşma’’ ancak yaşanırsa anlam kazanır!

Selam yurdumun güzel insanları.

Dostluk, dayanışma, yardımlaşma. Çok hoş kelimeler değil mi? Ama bu deyim ancak yaşanırsa anlam kazanır! Ben bunun bir örneğini anlatmak istiyorum, zamanı olana.

 

Kızım ve torunlarım köyümüze gitmek için çok ısrar ettiler tatil yapmak, oraları görmek; özellikle torunlar köyümüzü tanımak istiyorlardı. Anneydim, onlara kalacak yerimiz olmadığını nekadar anlatmaya çalışsamda beni anlamadılar.

 

2 yıllık bir bebek, 4 ve 10 yaşında torunlarım, kızım bu yaz köye gittik. Bu arada ne zaman köye gitsem on yıldır babamın evinin kapısı hep kilitli olurdu eve son gittiğimdede çeşitli bahanelerle anahtar bana verilmemişti. Fakat bu kez evin kapıları kilitli olmadığı gibi sonuna kadar açıktı.

 

Her yer yıkılmaya başlamış, çamur nem, elektrik yok. Sağlamken kışın içinde bekar bazı kişilerin, davulcuların, annem ve babamın vefatından sonra tabiki kaldığı evimize, biz ilk defa girebildik. İşte burada başladı dayanışma.

 

Saygı değer eniştem Mustafa İnce ve eşi Melahat ablam, ev kuruyana kadar 3 gece evlerinde yatıya kaldık, 15 gün boyunca çocuklarımın banyo soğuk su ihtiyaçlarını karşıladılar.

 

Turgut Arıca ve sevgili eşinin buzdolabını erzağımız için kullandık, bahçelerinin sebzesi evimizden eksik olmadı, elimizde çamaşır yığkatmadılar. Melahat abla ve esimabimin hanımı her konuda yardımcı oldular. Geceleri karanlıkta kalmayalım diye sürekli ışıldak [şarjlı] lamba ayarladılar.

 

Durmuş dayımın hanımı Happa bibim turşularının tadını unutmadık. Su bidonunuda sağolasın, Erol abi ve eşi, sabah kahvaltısı için teşekkür, oysa ben çocukluğumda bile sizin bahçenize gelmemiştim, hiç tanışıklığımızda yoktu. Canım yeğenim Ferhat İnce ve benim hatır gönül bilen gelinim Şengülüm alışveriş ve hediyeleriniz için teşekkür.

 

Ekici dayım ve eşi Rahime bibi ve sevgili Naime kızı Ayşem peynirim yapılırken size zahmet verdim çok sağolun.

 

23 yıldır ilkdefa gördüğüm çocukluk arkadaşım Adnan Şahin ve güzel eşi yakın ilginiz ve sarıoğlana götürmenizden dolayı sağolun. Sayın muhtar Hüseyin Şahin ve evvelden beri bana hep yardımcı olan sevgili eşi Yeter yengem kamelyadaki erişten ve cacığın unutulurmu çok teşekkür.

 

Ayrıca gittiğimiz her kapıda torunlarımı hatta beni bile tanımayan güzel insanlarımın onları bir baba, dede, annaanna, babaanne, dayı, hala, teyze gibi kucak açmaları sevmeleri bile dünyalara değişilmezdi. Antalya’ya döneceğimiz gün Sarıoğlan ayırtım yolunda bizi otobüse bindirene kadar başımızda bekleyen, yardım eden arkadaş selam senide unutmadık.

 

Şu anda bile hala torunlarımın dilinde türkü gibisiniz. İşte hiç bir karşılık beklemeden, menfaat ummadan, emek veren insanına koşan köylüm, ayrıca bizim sesimizi duyurma olanağı sağlayan bu sitenin kurulmasında emeği geçen canlara teşekkür ediyoruz.

 

Kızım damadım torunlarımdanda herkese selam.

 

Fatma Tunç